Saplansın Kalbime

saplansin-kalbime

Komutanım;

Bana sana sıkılacak kurşunun önüne atlarım,

Senin ölmene izin vermem demiştiniz ya hani,

Atlamayın o kurşunun önüne,

Bırakın saplansın kalbime…

Benim askerde zaten ruhum ölmüş komutanım,

Bedenimin yaşamasına hiç gerek yok…

Bırakın da bari en azından şehit olayım.

Bırakın da bari bu vatan için can vereyim…

Eğitim Mi Cibiliyet Mi

egitim-mi-cibiliyet-mi.jpg

Padişah vezire sormuş:

Vezir;

-Eğitim mi önemli cibiliyet (soy-sop-mezhep) mi?

Vezir düşünmeden cevap vermiş:

-Cibiliyet padişahım.

Padişah memleketin her yerine tellallar çağırtmış.

-Duyduk duymadık demeyin, en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın.

En iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış.

Padişah hayvan eğiticisine sormuş:

-Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?

-Altı ayda öğretirim padişahım.

Altı ay dolmuş, huzura alınmış.

Padişah:

-Öğrettin mi?

-Öğrettim padişahım.

Saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş; padişah yine vezire sormuş:

Vezir demiş.

-Eğitim mi önemlidir cibiliyet mi?

Vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. Kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış. Tabi altı aylık eğitimde boşa gitmiş.

Vezir cevap vermiş.

-Cibiliyet padişahım.

Önüne bir fare düştüğünde, eline bir fırsat geçtiğinde, çıkarı için vatanını satmaktan, halkını harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli kedilerden, Rabbimiz bu memleketi, bu milleti muhafaza kılsın…

Vatan Borcu

vatan-borcu

Bugün hadsiz yorumcuların birinden “askerler orada pisi pisine ölüyor” gibi bir yorum duydum. Malum o televizyonda ben evde olunca cevap vermedim ama belki o insanla aynı düşüncede olan birileri okur diye buraya yazmak istedim.

En önce bilinmesi gereken bir şey var ki, bu vatan uğruna ölen hiç bir insan boşu boşuna ölmemiştir, ölmeyecektir. O insanlar; biz burada daha rahat yaşayalım, çocuğumuz okula rahat gitsin, iş yerimizde rahat çalışalım, kafeler de rahat rahat sütlü kahvelerimizi, çaylarımızı içelim diye can veriyor. Kısaca bizim keyfimiz yerinde olsun diye ölüyorlar…

Bak, askerden kaçabilirsin, bedelli yapmak isteyebilirsin, askerlik sana göre olmayabilir. Bunların hepsi anlaşılabilir bir durum. Ama her ne şartta olursa olsun bu ülke için canını veren insana pisi pisine ölüyor diyemezsin. O insanlara saygı duyacaksın arkadaş. Sen işe giderken ailenle helalleşmek nedir bilir misin?

Askerlik peygamber mesleği, peygamber ocağı. Vatan borcu, namus borcu. Şehitlik bir insanın ulaşabileceği en yüksek mertebe…

Mustafa Kemal’in düzenli orduyu getirip, her Türk gencinin askere gitmesini sağlamaktaki maksadını anlayamazsın sen. Senin kafan o kadar ileri görüşlü olamaz…

O yüzden arkadaş, sen ve senin gibi düşünen adamlar gitmesin askere. Ödemesin vatana olan namus borcunu. Veya bedelli yapsın da namusunu satın alsın parayla.

Çünkü bu düşünceye sahip olan insanlarda şeref, namus, haysiyet olmaz…