Çok Yazık

cok-yazik

Yazık…

Çok yazık…

Benim bu ömrüme yazık…

Şiir diye bir ömür harcayıp yazdıklarım,

2 dakikada okunuyor ya,

Gerçekten çok yazık…

İstanbul Gibi Ol

İstanbul gibi ol işte,

Özlet kendini…

Koşarak sana geleyim,

Alt et yine beni…

Gezerken tüm zihnini,

Arka sokaklarında kaybet beni…

İstanbul gibi ol işte,

Biraz sahiplen, biraz terk et…

Yalnız kalayım kuytularında,

Sonra ansızın farket beni…

İstanbul gibi ol işte,

Bir jetonluk vakit ayırıp,

İstanbul gibi sev beni…

istanbul-gibi-ol.jpg

Ben Şimdi Asker

ben-simdi-asker

Senelerce hep “o şimdi asker” oldu ama artık sıra “ben şimdi asker” vakti…

Her ne şartta olursa olsun askere gideceğim için şimdiden memnunum. Memnunum diyorum çünkü mutlu olur muyum bilemiyorum. Ne ile nasıl bir ortamla karşılaşacağımı bilemiyorum. Özgürlüğüne benim kadar düşkün insanlar için emir altına girmek pekte kolay olmasa gerek ama hayat zaten kolay bir oyun değil.

Senaryosu yazılmış bu hayat oyununun içerisinde arada bir doğaçlamalarımızla mutlu oluyoruz zaten. Çünkü senarist ben olmuş olsam 28 yaşında askerlik yazmazdım herhalde. Ne bilim hayatımı tersine döndüren bir çok şeyi yazmazdım aslında.

İnsanlar hep yaşın gelmiş askere gitmemişsin, askerden mi kaçıyorsun, ne zaman askere gideceksin gibi boş beleş laflar kullandılar. Hep kaçamak cevaplarla geçiştirdim. Çünkü bu kadar saçma sapan soruları soran insanların beyinleri benim askerlik yaşım geldiğinde çalışmak zorunda olduğumu, sonrasında üniversiteyi bitirmem gerektiğini, ailevi meselelerimi ve sayamayacağım bir çok şeyi anlayamaz. Açıkça ben de onlara anlatamam. Herkesle her şey konuşulmaz çünkü…

Neyse çok uzatmayacağım, 6 ay sonra görüşmek dileğiyle…

Kısaca BEN ŞİMDİ ASKER…