Ispanak ve Yoğurt

ispanak-ve-yogurt

Kadın akşam işten çıkar. Çocuğu yuvadan alır. Markete geçer ıspanak alır. Koştura koştura eve döner. Çocuğu soyar, elini yüzünü yıkar.

Kendi üstünü değiştirir. Mutfağa koşar. Bir yandan ıspanakları yıkar bir yandan çocuğun sorularına ve ihtiyaçlarına cevap verir.

Bir yandan sofrayı hazırlar…

O DA NE, YOĞURT ALMAYI UNUTMUŞTUR! Yoğurtsuz ıspanak olmaz. Hemen kocasını arar.

Ve Kocadan Kocaya değişen cevaplar:

1) Ben geç geleceğim. Toplantım var. Yoğurtsuz yiyin (Laçkalaşmış koca)

2) Ben geç geleceğim. Çok üzgünüm, tühhhhhh şimdi ıspanak da yoğurtsuz olmaz ki. Yoğurt getireyim, kapıdan bırakayım hemen döneyim, toplantı bu, kaçırsam olmaz. Maazallah dağlara taşlara işten atılma sebebim olur, sonra yoğurt dökecek ıspanak bile bulamayız. (Aldatan koca ya da eve gelmemek için bahane arayan koca, ama bir yandan da vicdanı sızlayan koca.)

3) Aradığınız numaraya şu anda ulaşılamıyor. (İşte bu aldatan koca)

4) Mendebur kadın ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın! (Kazma tipi koca)

5) Igggghhhh yine mi ıspanak. Otlaya otlaya sığır olduk. (Kalas tipi koca)

6) Tamam alırım. (Monotonlaşmış koca)

7) Tamam alırım, başka bir şey lazım mı? (Normal koca)

8) Tamam hayatım alırım, başka bir isteğin var mı? (İdeal koca)

9) Aman canııım, ıspanakla mı uğraştın? Yapmadıysan bırak ya dışarıdan söyleyelim ya da dışarıda yiyelim. (Yok böyle koca)

Sevgili Olmayalım

Sevgili olmayalım biz…

Tüm gün konuşalım, birbirimizi özleyelim ama sevgili olmayalım.

Birbirimize karışalım, kıskanalım, kavga edelim, küselim, barışalım ama sevgili olmayalım.

Beraber gelecekle ilgili hayaller kuralım, saatlerce telefonda konuşalım.

Sen başka erkeklerle, ben başka kızlarla konuşmayalım. Tek biz olalım ama sevgili olmayalım.

Bak sevgililer hemen ayrılıyor, aşklar hemen bitiyor.

Sen hemen bitme, hemen gitme.

Benim ol ama sevgilim olma…

sevgili-olmayalim.jpg

Daha Uyanmadı Komşular

daha-uyanmadi-komsular

Yağmur var,
Çok sevdiğim rüzgar da,
Bugün Pazar,
Daha uyanmadı komşular,
Damların üzerinde kuşlar,
Daha rahatlar,
Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde,
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru,
Yağmur da var,
Çok sevdiğim rüzgar da,
Daha uyanmadı komşular,
Bugün Pazar,
Ve ben seni çok özledim.
Dışarı çıkmak istiyor canım,
Tek başına haytalık etmek,
Islanmak Pazar sabahında yağmurda,
Boş caddelerde dolaşmak,
Vitrinlerine bakmak mağazaların,
Sinemaların afişlerine,
Sokakların isimlerine,
Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara,
Bir merhaba demek sessizce.
Sahilde martılara simit atmak,
Otobüslerin ilk seferlerine binmek,
Gitmek istiyor canım,
Hayatın gittiği yere,
Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine,
Fırından taze ekmek alıp,
Buğusunu çekmek içine,
Ve ben seni çok özledim.
Tam böyle bir şey,
Çiçeğe su yürümesi,
Bebeğin ağlaması,
Toprağın uyanması,
Yağmurun yağması,
Ateşin sıcağı,
Bu Pazar sabahı,
Tam böyle bir şey.
Bir sabahçı kahvesine uğramak,
Bir bardak çay,
Taze dem kokusu,
Hayatın atardamarlarında dolaşmak,
Bölmeden şehrin uykusunu.
Bir Şiir yazmak,
Pazar bulmacasının boş karelerine,
Şiirde tam da bunu anlatmak delice,
Tam böyle bir şey,
Hesapsız, gölgesiz, bedelsiz, kimsesiz,
Bir şiir yazmak,
Bir bardak çay içmek,
Sokaklarda gezmek,
Yağmurda ıslanmak,
Ve ben seni çok özledim…