Sağ Ol

sag-ol

Sonra size sağ ol der…

Siz de ona, sen de solum ol, sonum ol, sol yanım ol, sol kaburgam ol diyemezsiniz…

Aslında binlerce sözcük çıkmak ister ağzınızdan ama,

O cesareti bir türlü kendinizde bulamazsınız…

Sonsuza kadar kaybetme korkusu böyle bir şey işte…

Asıl sen sağ ol…

Sen sağ ol ki ben rahat nefes alayım…

Acıyı Sevmek

aciyi-sevmek

Anlamaz işte…

Sen yüreğini ortaya serip, her şiirde hece etsen de!

Sen seversin ama o…

O da sever,

Fakat bu sevmek başka,

Yokuşlarda nefesi tükenen, inişlerde kalan…

Beklentiler aşka karışınca acıtır be evlat…

Çünkü asla beklediğinle karşına çıkan aynı olmaz,

Bu yüzden sevme demem ama seveceksen de;

Sol yanını ve beklentilerini koy bir kenara,

Acıyı sevmeye bak.

Ve asla harama bulaşma,

Unutma haramdan kaçındığın için asla pişman olmayacaksın…

Kayboluyorum

kayboluyorum

Seninle derinleşirken ben kayboluyorum içimde,

Kelimelerden köprüler kuruyorum şehrine,

Sol yanımdan sol yanına bir sevda inşası,

Canımdan nefeslerle.

Adını tekrar ediyorum,

Tekrar tekrar Elif diyorum.

Dilimin duası,

Gönlümün rızkı,

Rabbime yolum.

Şükrüm.

İçimin sıcağı.

Her kelamın gönlümün sadakası gibi.

Her sadaka sana bir adım daha kavuşma ihtimali…

Sonra soluma dokunuyorum,

Sızım oluyor,

Sen sızımı da seviyorum…

Ayet ayet bastırıyorum içimin acıyan yanlarını,

Aşkı aşka katıyorum.

Aşktan gelen, aşka gider biliyorum.

Yazdıklarım şimdi kül hece,

Yürek yangınlarından dilin ucuna düşen,

Seninle derinleşirken ben kayboluyorum içimde,

Candan geçip canına soluk arıyorum…

Duam bu ya;

Bu dünya da vuslat nasip olamasa bile ahiretime yazılasın istiyorum…