Zor

zor.jpg

Abi şimdi bir şey soracağım.

Neden hep böyle oluyor?

Neden sevdiğimiz kızlar gidip hep başkasının elini tutuyor?

Hayat zor be abi.

Valla çok zor…

Yalnız kalınmayacak kadar zor.

Ve ben artık bu zorlukla başa çıkamıyorum.

Sıkıldım, bulandım, usandım…

Sen ve Ben

sen-ve-ben.jpg

Seneler geçsin, sen beni bil ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğun kadar dostlarının, dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek….

Böylece yaşamalıyız işte…

Sonra çocuklarımız olmalı. Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutluda olsa, kötüde olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce yada gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni, tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HER ŞEYDE”…..

Baba

baba.jpg

Her şeye sıfırdan başlamak…

Aslında bütün hayatının özeti demi?

Sen zaten öylesindir. Hayatın boyunca çekmediğin dert, uğraşmadın olay kalmadı ama bunların hiç birini bize yansıtmamaya çalıştın. Hep içine attın, hep içine attın. Ben hiçbir sıkıntıdan, dertten haberim olmadan 17 yaşına kadar geldim. Tabiri caizse yediğim önümde yemediğim arkamdaydı.

Hatırlamazsın şimdi ama bir gün sahil yolunda peşimize takıldıklarını fark ettiğinde bana çaktırmamaya çalışıp hızlı kullanmıştın arabayı. Sırf arabada ben varım diye kaçmıştın. Haberim yok sanıyorsun ama ben ondan sonraki gün neler olduğunu da biliyorum. Ama sen yine de bilmiyormuşum gibi yapmaya devam et. Acaba ruhumuzun duymadığı kaç olay daha yaşadın? Kaç zorluğa daha tek başına göğüs gerdin? Hiçbir şekilde hiçbir sıkıntını bize yansıtmamaya çalıştın…

Böyle ne zaman içim daralsa, ne zaman lokmam boğazımda düğümlense bilirim yine bir zorluk içindesindir. Eğer ferahlarsa içim, yutabilirsem lokmamı anlarım ki çözmüşsündür mevzuyu.

Acaba ben de senin kadar güçlü bir baba olabilecek miyim?