Saka Kuşu

saka-kusu

Bir gün Yavuz Sultan Selim pazarın birini gezmeye karar verir ve saka kuşlarının satıldığı bir tezgaha yönelir.

Bütün sakalar 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 50 altındır.

Yavuz Sultan Selim sorar:

-Bunlar 1 altın da bu neden 50 altın?

Satıcı:

-Hünkarım 50 altınlık olan ötüşüyle diğer saka kuşlarını kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.

Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve ver o kuşu bana der.

Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca padişah bir saka kuşunu diye düşünürken,

Yavuz Sultan Selim kuşun kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırı verir ve der ki:

-KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!

Artık Biliyorum

Önceden çok sevdiğin birine şimdi bomboş bakabilmek mümkün mü?

Hiç bir şey hissedememek…

Ben de bu mümkün oldu.

Artık ellinci kattan düşmüşümde, kalkıp yürümeye devam etmişim gibi hissediyorum…

Tek şaşkınlığımsa,

Böyle bir sevgimin bitmiş olması…

Bu yüzden artık insanlara seni seviyorum ama sensizde yaşarım mesafesinde duruyorum.

Çünkü artık kimsenin benden şüphe duyacak kadar sebebi, emin olacak kadar cesaretinin olmasını istemiyorum…

Artık biliyorum,

İnsanlar değişmez,

Ya daha iyi yalan söylerler ya da siz değiştiklerine inanmak istersiniz…

Konuşmak Lazım

konusmak-lazim.jpg

Biliyor musun?

Ben seni ilk gördüğümde neye uğradığımı şaşırdım.

Feleğim şaştı, acayip korktum ki hala korkuyorum.

Ne yapacağımı bilemedim.

Eskiden olsa böyle şeyler söyleyemezdim.

Hiç konuşamazdım ama konuşmak lazım.

Artık onu öğrendim.

Kafamdan ne geçiyorsa açık açık söyleyeceğim.

Umurumda değil hiçbir şey.

Çünkü söylemediğin zaman ne oluyor biliyor musun?

O kelimeler böyle büyüyor büyüyor içinde, şişmeye başlıyor.

Orada çürümeye başlıyor sonra.

Artakalan birkaç tane kelime oluyor, onları da hiçbir zaman söyleyemiyorsun.

Onları söylemek lazım işte.

İçinde ne varsa söylemek lazım.

Onu öğrendim ben…

Çok kötü durumdayım şuanda ben.

Çok yardıma muhtacım yani.

Bana yardım eder misin?