Özür Diledim

ozur-diledim

Bugün güneşten özür diledim,

Çiçeklerin üzerinden tozları üfledim,

Erittim kalbimdeki buzları,

Akıttım gözyaşlarımı su emmez taşlara…

Bugün kendimden özür diledim,

Çünkü ben bana çok ayıp ettim…

Kimi Sevdiysem Gitti

kimi-sevdiysem-gitti

Hatırlıyorum da bundan çok zaman önce birini sevmiştim ama sadece sevmiştim asla sevilmemiştim. Gidişinde elveda diyerek terk etmişti beni. İşte o zaman anlamıştım ellerime kelepçe takıldığında elvedaları…

Olayın aslına gelirsek, yani terk edilmenin yarı yolda bırakmanın. Hiçbir zaman suçu sevdiğimizde değil de kendimizde aramıştık. Ne oldu ne yaptım ben yine gibisinden haklı olduğumuzu bile bile her defasında özür dilediğimiz için terk edilmiştik belki de… Ya da şöyle bir şeyde olabilir çözemedim. Henüz yine suçu onda değil de kendimde aradığım içindir belki de. Param olmadığı içindir belki güzel yemekleri, en şık elbiseleri ona alamadığım içindir veya onun yanında çok çirkin kalmıştım, kendime harbiden hiç bakmıyordum hep evi düşündüğümden olsa gerek buda…

Hiçbir zaman aklımın ucundan geçirmezdim canımdan çok bir kızı seveceğimi. Korkulan başa gelir dedikleri bu olsa gerek. Hiç bir zaman çözemiyordum. Çocukken annemle bakkala çıktığımda sokak köşelerinde içen şarapçıları, anne bunlar neden böyle hep buradalar dediklerimde sus seni çağırdıklarında asla yanlarına gitme derdi bundan ta 5 6 sene önce annem bana…

Şimdi her şeyi büyüdükçe farkına vardım. O köşe başında içenlerden biri oldum işte. Önümden anneleriyle geçen çocuklar tıpkı benim anneme sorduğum soruyu soruyorlar annelerine. Şimdi neden içtikleri meselesine gelelim. Mutluluğu hiçbir zaman başkaları gibi bacak arasında aramadıkları için veya hiçbir kızın duygularıyla oynayacak kadar düşmedikleri için. Tek yaptım ve becerdiğim olay sevmekti sadece. Sevmek, vallahi billahi senden başka bir kıza yan gözle baktıysam en adi şerefsizim diyecek kadar çok sevdik biz bazılarını…

Her gece yazıyorum ama bir türlü kendimi sana ifade edemiyorum veya sen anlamak istemiyorsun. Gece demişken uykuda sizin sülaleden herhalde, senin bana gelmediğin gibi oda gelmiyor işte. Oda terk etti herhalde beni, ne dersin?

Şimdi ben seni her gözden sakınırken kimler, hangi piçler, hangi veletler o gözlerinin içine doya doya bakıyor veya elini tutmaya utanırken kimlerin yanında kimlerin kucağında oturuyorsun sen… Çoğu gitti azı kaldı yeminle. Canımı fazlasıyla sıkıyorsun, hep bana kötü gözle bakıyorsun, hep beni itiyorsun, beni kötü yola sokuyorsun… Ben seni sadece sevmek istiyorum, küfürler etmek istemiyorum, ben sana kıyamıyorum. İşte ettiğim her küfür yüzünden o yüzün gülen resimlerine bakmaya utanıyorum… Peki, sen utanıyor musun benim elimden başka elleri tuttuğun için veya özlüyor musun beni? Özlüyorum de, Allah aşkına özlüyorum de, yapamıyorum de, gitme bir daha de, gelmezsem koşarak yanına namerdim işte… Her neyse… Sen bugün de gelmedin işte, tıpkı uykumun gelmediği gibi. Sarıl o yanında ki çocuğa şimdi. Sarıl demişken şuan benim sardığım sigara gibi sağlam sar onu bedenine… Olur mu?

Otobüs Durağı

otobus-duragi.jpg

Şanslı gencimiz otobüs durağında oturmuş beklemekteydi. O sırada 1.75 boylarında sarışın, yeşil gözlü bir kız geldi ve gencimizin tam yanın da ayakta durmaya başladı. Kızımız çantasını telaşla karıştırırken elindeki soğuk çay birden bire gencimizin omzuna dökülüverdi. Gencimiz şaşkınlıkla kızımızın suratına bakarak, teşekkür ederim ama ben pek meyve suyu sevmem dedi. Kızımız ise pişkin bir tebessümle özür dilerim ama bu meyve suyu değil, soğuk çay dedi. Gencimiz de tebessüm ederek o zaman diğer omzuma da alabilir miyim diye imaladı. Kızımız gerçekten çok üzgün olduğunu ve çok özür dileyerek hatasını düzelmek istediğini söyledi. Gencimiz bunun bir kaza olduğunu anlatmaya çalışsa da kızımız mahçupluğundan mıdır bilinmez ama ısrarla hatasını telafi etmek için yeni bir kıyafet almayı teklif etti. Gencimiz ise bu olayın ne kadar önemsiz ve herkesin başına gelebilecek olduğunu anlatmanın derdindeyken kızımız çoktan gencimizi yeni kıyafet almasına izin vermezse, her akşam bu saatte buraya gelip, omzuna soğuk çay dökmekle tehdit etmeye başlamıştı bile. Gencimiz en sonunda ikna olmuştu ve BÖYLECE…