Kadınlar

kadinlar

Kadınlar termos gibidir,

Her tartışmayı ilk günkü gibi sıcak tutarlar.

Kadınlar kitap gibidir,

Korsanları hemen piyasaya çıkar.

Kadınlar sigara gibidir,

Zararlıdır ama bırakması zordur.

Kadınlar otomatik kapı gibidir,

Ne zaman çarpacağı belli olmaz ve her alışveriş merkezinde bulunur.

Kadınlar kahve gibidir,

Pişene kadar acıdır, piştikten sonra tat verir.

Kadınlar bebek gibidir,

Önce konuşmasını istersiniz, sonra susmasını.

Kadınlar reçete gibidir,

Karmaşıktır, anlaşılması zordur ama alırsınız.

Kadınlar deniz gibidir,

Ne zaman durgun, ne zaman dalgalıdır bilemezsin.

Kadınlar trafik canavarı gibidir,

Bir anlık dalgınlık hayatınıza maal olur…

O Gemi Bir Gün Gelecek

o-gemi-bir-gun-gelecek.jpg

O gemi bir gün gelecek ama acaba sen doğru limanda mısın? Gerçi o gemi sığındığı limanı özleseydi, bütün dalgalara dayanır, yine de gelirdi…

Özdemir’in kelimeleri geldi aklıma, ” Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. Beni o zaman görseydiniz, siz de gelirdiniz peşimden.”

Sabretmek önemlidir beklemekte. Ve eğer gelecek beklenecek kadar değerliyse en büyük ödül olur. Bir gün bilgeye sormuşlar; “İnsan nasıl sabreder?” diye. Bilge cevap vermiş:

  • Unutur sabredersin, bu en güzelidir.
  • Kabul eder sabredersin, bu en doğrusudur.
  • Vazgeçer sabredersin, bu en zorudur.
  • Bir de işini ALLAH’a havale eder sabredersin, işte bu en yücesidir.

Sırasıyla yaşattın bana bütün sabredişleri…

Unuttum olmadı, kabul ettim olmadı, vazgeçtim olmadı ve artık seni de kendimi de ALLAH’a havale ettim…

 

 

Bana Bir Şimşek Çak

bana-bir-simsek-cak.jpg

Bana bir şimşek çak,
Ortalık fena karanlık,
Yüreğim örtülüyor,
Ağır bir dalgınlığa genişliyorum,
Durmadan değişen o mevsimde,
Dağlarda kalın,
Omuz omuza bulutlar,
Çok fena kalabalık,
Ellerim çıplak.

Bana bir şimşek çak,
Kötü bir tuzaktayım,
Bilmem ne yapsak,
Aklımda fikrimde onlar,
Yaşlı ve genç,
Erkek ve kadın,
Korkularıma tutsak…

Bana bir şimşek çak,
İçim içime sığmıyor artık,
Vahim bir çağrışımdan,
Daha vahimine atlamaktayım.

Bana bir şimşek çak,
Belki fena halde,
Yanılmaktayım,
O ince kız çocuğu,
Gün doğmadan her sabah,
Bir hapisaneden bir nezarethaneye,
Kelepçeli götürülüyor,
Dudakları titrek,
Gözlerinde buğu,
Bilmem ki nasıl anlatayım,
Bağışlanmaz suçu dünyayı sevmek,
Bir de o,
Adını bile bilmediği,
Kıvırcık saçlı ‘devrimci’ öğrenciyi,
Fakülte kapısında vurulmuş,
Yağmurun altında, çıplak.

Bana bir şimşek çak,
Çok yanlış anlaşılmaktayım,
Hesabım yanlış bir mahkemede görülüyor,
İçimdeki zemberek,
Boşandı boşanacak,
Yaşamak mı gerek,
Yoksa unutmak mı,
Şaşırmaktayım,
Galiyef yoldaş ne olacak,
Galiyef yoldaş sibirya sürgünü,
Sanki yalın bir bıçak,
Kayarak,
Bir kırlangıç hızıyla,
Bulutların arasından,
Karanlığın böğrüne saplanacak.

Galiyef yoldaş ne olacak,
Galiyef yoldaş sibirya sürgünü,
Elinde bir mektup eski yazıyla,
Artık yüzünü bile unuttuğu,
Karısından,
Burnunda sadece kokusu var,
İlkbahar kadar müşfik,
Sonbahar kadar yumuşak.

Galiyef yoldaş ne olacak,
Avrasyada hala mazlumların uğultusu,
Kısa bozkır atlarının nallarından,
Gizli kıvılcımlar ki etrafa saçılıyor,
Azadlık mermileridir,
Çekirdekleri çelik,
Cehennem gibi sıcak.

Bana bir şimşek çak,
Sala veriliyor görünmez minarelerden,
İzmir de istibdat’ı yaşamaktayım,
Bir yangın soluğu sokak içlerinden,
Kordonboyunda muzaffer atlılar,
Fahrettin paşanın süvarisi.

Bana bir şimşek çak,
Yolumu aydınlatacak,
Gazi’nin gözlerinden,
Mavi bir şimşek,
Kuva-yı milliye mavisi,
Aynı emaneti taşımaktayım,
‘Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir’,
Çünkü hain sinsi ve korkak,
Aynı düşmana karşı,
Savaşmaktayım.