Öyle Birini

oyle-birini.jpg

Öyle birini bulun ki,

Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan,

Sizi alnınızdan öpen,

Sizi en zor anlarınızda bulutların üstüne çıkarmak isteyen,

Arkadaşlarının önünde elinizi tutan…

Öyle birini bekleyin ki,

Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını veya ne kadar önemsediğini hatırlatan,

Arkadaşlarına dönüp ‘aradığım o…’ diyebilen…

Çok Sevdim

cok-sevdim.jpg

Ben mutlu olmayı beceremem ki!

Soğuk iklimlerin insanıyım ben,

Yalnızlığı ve sessizliği çok severim.

Umudu, ihtimalleri, sevdayı sizlere bıraktım.

Fırtınalı denizlerin, kara bulutlu havaların, uçurumlu yolların yolcusuyum ben…

Şimdi buğulu gözlerle söylediğim sevda şarkımı,

Hayata karşı oynamış olduğum rolümle ya benimdi ayrılıklar,

Ya da ben imkansızı çok sevdim…

Bana Bir Şimşek Çak

bana-bir-simsek-cak.jpg

Bana bir şimşek çak,
Ortalık fena karanlık,
Yüreğim örtülüyor,
Ağır bir dalgınlığa genişliyorum,
Durmadan değişen o mevsimde,
Dağlarda kalın,
Omuz omuza bulutlar,
Çok fena kalabalık,
Ellerim çıplak.

Bana bir şimşek çak,
Kötü bir tuzaktayım,
Bilmem ne yapsak,
Aklımda fikrimde onlar,
Yaşlı ve genç,
Erkek ve kadın,
Korkularıma tutsak…

Bana bir şimşek çak,
İçim içime sığmıyor artık,
Vahim bir çağrışımdan,
Daha vahimine atlamaktayım.

Bana bir şimşek çak,
Belki fena halde,
Yanılmaktayım,
O ince kız çocuğu,
Gün doğmadan her sabah,
Bir hapisaneden bir nezarethaneye,
Kelepçeli götürülüyor,
Dudakları titrek,
Gözlerinde buğu,
Bilmem ki nasıl anlatayım,
Bağışlanmaz suçu dünyayı sevmek,
Bir de o,
Adını bile bilmediği,
Kıvırcık saçlı ‘devrimci’ öğrenciyi,
Fakülte kapısında vurulmuş,
Yağmurun altında, çıplak.

Bana bir şimşek çak,
Çok yanlış anlaşılmaktayım,
Hesabım yanlış bir mahkemede görülüyor,
İçimdeki zemberek,
Boşandı boşanacak,
Yaşamak mı gerek,
Yoksa unutmak mı,
Şaşırmaktayım,
Galiyef yoldaş ne olacak,
Galiyef yoldaş sibirya sürgünü,
Sanki yalın bir bıçak,
Kayarak,
Bir kırlangıç hızıyla,
Bulutların arasından,
Karanlığın böğrüne saplanacak.

Galiyef yoldaş ne olacak,
Galiyef yoldaş sibirya sürgünü,
Elinde bir mektup eski yazıyla,
Artık yüzünü bile unuttuğu,
Karısından,
Burnunda sadece kokusu var,
İlkbahar kadar müşfik,
Sonbahar kadar yumuşak.

Galiyef yoldaş ne olacak,
Avrasyada hala mazlumların uğultusu,
Kısa bozkır atlarının nallarından,
Gizli kıvılcımlar ki etrafa saçılıyor,
Azadlık mermileridir,
Çekirdekleri çelik,
Cehennem gibi sıcak.

Bana bir şimşek çak,
Sala veriliyor görünmez minarelerden,
İzmir de istibdat’ı yaşamaktayım,
Bir yangın soluğu sokak içlerinden,
Kordonboyunda muzaffer atlılar,
Fahrettin paşanın süvarisi.

Bana bir şimşek çak,
Yolumu aydınlatacak,
Gazi’nin gözlerinden,
Mavi bir şimşek,
Kuva-yı milliye mavisi,
Aynı emaneti taşımaktayım,
‘Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir’,
Çünkü hain sinsi ve korkak,
Aynı düşmana karşı,
Savaşmaktayım.