İstanbul Sen Böyle Güzelsin

istanbul-sen-boyle-guzelsin

Eğer Taksim’de içtikten sonra polise yakalanmadan araba kullanman korkusu olmasa, Tem’e çıktığında trafikte makas atman olmasa, bunaldığında Sahil’de kayalıklarda oturulmasa, acıktığında Ortaköy’de kumpir yemen olmasa, kafa dağıtmak istediğinde Bakırköy’ün olmasa, çay içmeye Pier Lotin olmasa, dua etmeye Eyüp’ün olmasa, Ramazan’da Sultanahmet’in, Feshanen olmasa, balık için Eminönün, Samatyan olmasa, toplu taşıma araçların bu kadar kalabalık olmasa ve şuan aklıma gelen ama satırlara dökmediğim bir çok özelliğin daha olmasa sen bir hiçsin İSTANBUL…

Ekipman

ekipman

Bir çift, göl kıyısına tatile gider…

Gölde bazı bölümlerde balık avlamak yasaktır. Koca, yasak olmayan bölümlerde avlanarak, kadın da kitap okuyarak günlerini geçirmektedirler. Derken bir gün adam balık avlamaktan gelir ve öğleden sonra kestirmek üzere odasına çekilir. Kadının canı sıkılır ve botla gölde bir gezinti yapmaya karar verir.

Bu gezinti umduğu gibi gitmez ve botun hakimiyetini yitirir. Bot göl üzerinde serbestçe dolaşmaya başlar. Kadın da yapacak bir şey olmadığı için çıkarıp kitabını okumaya başlar. Derken devriyeye çıkmış olan şerif kadını görür ve yanına yanaşır…

-“Hanımefendi burada ne yapıyorsunuz?”

-“Görmüyor musunuz kitap okuyorum.”

-“Ama bu bölgede balık avlamak yasaktır.”

-“Zaten ben de balık avlamıyorum”

-“Ama gerekli bütün ekipmana sahipsiniz, sanırım sizi karakola götürüp ceza
kesmem gerekiyor.”

-“Eğer böyle bir şey yaparsanız ben de bana tecavüz ettiğinizi söylerim.”

-“Size dokunmadım bile..!!”

-“Ama gerekli tüm ekipmana sahipsiniz, değil mi?”