Sevda

sevda

Sahipsiz sevmeler ne çok etrafta.

Ne durağı belli, ne sonu.

Ne varlığı kesin ne de yolu.

Nasıl yükleniyorlar bu sevda yükünü?

Sevda dediğin soluna yüklenmez miydi?

Soluna yüklesen, solundan etmez miydi?

Ben diyen adamı kendinden edip,

Sevdiği ile bir etmez miydi?

İstediğimiz yüreğimizi emanet edecek “Helal Sevdalar” değil miydi?

Öyle ki ne başkası görünür ne de yalancı bir hayale bürünürdü…

En doğrusu özlemle bekleyip, alnından öpeceğin ve “Helalim” diyeceğin o günü beklemek.

İşte o gün, kabul etmediği bütün dualarınız için Allah’a şükredeceksiniz.

Ve o gün anlayacaksın vakti geldiğini çay içmenin, dua etmenin ve sevmenin…

Duayla karışık,

Sol yanındaki ateşe atlayamayanların ne işi olsun ki helal sevdalarla…

Bir sevdayı sahiplenmek için solundan yanacak cesaret gerek bir adama…